T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI ANKARA İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ

Camiiler


AĞAÇ AYAK CAMİİ

Ulucanlar Caddesi üzerinde bulunan camii, geniş
bir avlu içinde yer alır. Su basmanı kısmına
kadar moloz taş malzeme, onun üzerine ahşap
hatıllı ve tuğla kerpiç duvarlıdır. Kitabesi olmayan
camiinin 1705 tarihli olduğu tahmin edilmektedir.
Camii, ahşap minberi, boyalı nakışları
ile dikkati çeker. Ahşap işçiliği, geç devir üslubu
gösteren desenleri ve alçı mihrap stili nedeniyle
17. y.y. sonu ile 18. y.y. başına tarihlenir. Eser
ahşap boyamalı minberi ve mihrabı ile önem
kazanan geç dönem Ankara eserleri için tipik
bir yapıdır.

AHİ ELVAN CAMİİ

Samanpazarı semtindeki Ahi Mahallesi, Koyunbaba
Sokağı’nda yer alan bu çok sade görünümlü
camii, meyilli bir kayanın üzerine inşa
edilmiştir. Duvarlarının alt kısmı taş, üst kısmı
kerpiç, iç yapısı ahşaptır. Çatısı günümüzde
kiremitle örtülmüştür. Yakın senelerde yapılan
tamir ile içi ve dışı tuğla kaplama ile onarılmıştır.
İlk yapılışı 14. y.y. sonunda olup, 15. y.y. başında
yenilenmiştir.
Dört sahanlı bazilikal plana sahip camii, büyük
bir olasılıkla doğu giriş cephesinde tamamen
yenilenerek bir sahanlık daralma görmüştür. Yenilenmiş
olan minare, camiinin kuzeybatısında
duvara bitişik olarak yükselir. Kare kaidesi taş,
silindirik gövdesi tuğladır ve tek şerefelidir.
Dahilde ahşap düz örtü sistemi, bugün üzeri
boyalı olan 12 ahşap sütun tarafından taşınır.
Sütunlar düzenli aralıklarla yerleştirilmemiştir.
Mermer sütun başlıkları Korint ve Dor tipi Roma
dönemi devşirme malzemesidir. Camii içinde,
kuzeyde yine ahşap olarak birinci sütun sırasına
kadar uzanan bir alt kat ve ikinci sütun sırasına
kadar uzanan bir üst kat mahfi li vardır.
Sade giriş kapısı doğu cephesindedir. Kuzeyde
üç mahfi lde bugün kapalı olan bir kapı daha
vardır. Ahşap minber güzel bir işçilik sergiler.
Minber kitabesinden camiinin 1413 yılında yenilendiği,
hamisinin Elvan ey Bin Mecduddin
İsa olduğu, minberi Harputlu usta Mehmet Bin
Beyazit’in yaptığı anlaşılmaktadır.

AHİ YAKUP CAMİİ

İsmet Paşa Mahallesi Çamlıca Sokakta meyilli
bir arazi üzerinde yer alır. Doğu cephesinde yer
alan 11 basamaklı bir merdivenle çıkılan cami,
taş temel üzerine kerpiçle yapılmış ve sıvanmış
olup, kiremit çatılı sade görünüşlü bir yapıdır.
1392 yılında Ahi Sinan oğlu Ahi Çelebi’nin oğlu
Ahi Yakup imar ettirmiştir. 14. y.y. Ankara camileri
için tipik olan mihrabı ile dikkati çeker. Yenilenme
sonucu ilk karakterini kısmen kaybetmiştir.

ALAADDİN CAMİİ

İç Hisar Mahallesinde Aktaş Sokağının başında
yer alan cami, basit görünümlüdür. Duvarları
çok çeşitli devşirme antik malzemenin karıştırıldığı
kesme ve moloz taş ile yapılmış olup, üzeri
sıvalı, kiremit çatılı bir yapıdır.
Minber kitabesine göre, burada yer alan ilk camii
1178 tarihlidir. 14. ve 15. yüzyıllar ile yakın
zamanlarda yapılan tamirlerde esas karakterini
kaybetmiştir. Selçuklu hükümdarı Alaaddin döneminde
tamir gören cami bu sebeple Alaaddin
Camii adını almıştır.
Alaaddin Camii özellikle 1178 tarihini taşıyan
minberi, son cemaat yerinde bulunan antik sütun
başlıkları ve kapı üzerinde yer alan 14. ve 15.
y.y. tamir kitabeleriyle önem kazanan bir eserdir.
Yapılan araştırmalara göre 13. ve 14. yüzyıllarda
yenilenerek tarihi kimliğini kaybetmiştir.

ASLANHANE (AHİ ŞERAFETTİN) CAMİİ

Samanpazarı semti Aslanhane Mahallesinde
yer alan camiinin görünümü çok sadedir ve
cami iyi durumda zamanımıza ulaşmıştır. Taş
duvarlıdır ve bugün üzeri sivri kurşun kaplama
çatıyla örtülmüştür. Caminin doğusunda bulunan
türbe külliyesi duvarına gömülü antik aslan
heykeli sebebiyle Aslanhane Camii olarak da
anılır. 13. y.y. başında Ahi kardeşler tarafından
yaptırılmış ve 1289–1290 yılları arasında tamir
ettirilmiştir.
Planı uzunlamasına beş sahanlı bazilikal tiptedir.
Orta sahın yan sahınlardan biraz daha yüksek
ve geniş tutulmuştur. Tek şerefeli minare,
camiinin kuzeydoğu duvarına bitişik olup, taş
kare kaideli ve silindirik tuğla gövdelidir. Minare
kaidesinde Roma devri malzemesi dikkati
çeker. Haremin kuzeyinde yine ahşap olan kadınlar
mahfi li yer alır. Camiinin biri doğuda biri
batıda, diğeri de kuzeyde olmak üzere 3 girişi
vardır. Camii içi ahşap Selçuklu camilerinin 13.
yüzyıldan kalan güzel bir örneğini vermektedir.

CENABI AHMET PAŞA CAMİİ

Mimar Sinan’ın Ankara’da tek eseri olan Cenabı
Ahmet Paşa Ulucanlar semtinde yer alır.
Tezkiret-ül Ebniye (Yapılar Tezkeresi, Mimar
Sinan’ın Otobiyografyası Yazarı Şair Nakkaş
Sai Mustafa Çelebi) ve Tuhfetü’l Mimarin adlı
eserlerde bu caminin Mimar Sinan tarafından
inşa edildiği belirtilmektedir.
1565 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın veziri
ve Anadolu Beylerbeyi Cenabi Ahmet Paşa’nın
ölümünden sonra yaptırılan cami, 1883, 1887
ve 1940 yıllarında onarım görmüştür. Ankara
taşı ile yapılmış olan cami, kare (13,9x13,9)
bir mekan üzerinde merkezi ve tek bir kubbesi
ile klasik Osmanlı tarzını yansıtmaktadır. Son
cemaat yeri dört mermer sütunun taşıdığı üç
kubbe ile örtülüdür. Ortadaki kubbe biraz daha
büyükçe, ikisi ise kısmen küçüktür. Beyaz mermerden
yapılan mihrabı, mimberi ve giriş kapısı
oldukça sadedir. Caminin sivri kemerli 32 penceresi,
kubbenin oturduğu kasnak etrafında da
16 penceresi bulunur.
Cami, avlusunda yer alan Cenabi (Hayali) Ahmet
Paşa türbesi, Azimi türbesi ve bunların arkasında
yer alan Osmanlı Mezarlığı ile bir külliye
teşkil eder.

ÇİÇEKOĞLU CAMİİ

Alpaslan Mahallesi, Göztepe Sokağı’nda yer
alır. Kerpiç duvarlı, ahşap hatıllı, taş kaideli,
kiremit çatılı bir yapıdır. Tavan sistemi, pencere
üstü yazıları, mihrabı ile tipik 17. y.y. sonu
ve 18. y.y. başı Ankara camilerinin en güzel
örneğidir.

DİREKLİ CAMİİ

Ulucanlar Caddesi’nde Develi, Direkli ve Ceylan
sokakları arasında yer alır. Çok sade görünümlü,
taş kaideli, kerpiç duvarlı ve sivri kiremit
çatılı bir yapıdır. Camiinin kitabesi yoktur. Mihrap
stiline göre ilk yapılışı 15. y.y., yenilenmesi
18. y.y. olan camii mihrabı haricinde bir önem
taşımamaktadır.

ESKİCİOĞLU CAMİİ

İstiklal Mahallesi, Eskicioğlu Sokağında yer alır.
Taş kaideli, kerpiç duvarlı, ahşap hatıllı ve kiremit
çatılı bir yapıdır. 1906–1907 yılları arasında
tamir edilen camii, 17. y.y. sonu ile 18. y.y. Ankara
camileri tipindedir.

HACETTEPE CAMİİ

Hacettepe Sümer Mahallesi, Sarıkadın Sokağında
bulunur. Kerpiç duvarlı, ahşap hatıllı,
kaş kaideli ve kiremit çatılı sade bir yapıdır. Kuzeydoğuda
ahşap bir minaresi vardır. Kadınlar
mahfi li ve tavanı son yüzyıllarda yenilenmiş
olup, günümüzde üzeri yağlı boyadır. Yenilenmiş
olan bu camii 14. ve 15. y.y. tipindeki mihrabı
ile önem kazanmaktadır.

HACI BAYRAM CAMİİ

Bayram sokakta Augustus meydanında yer alır.
Taş kaideli, tuğla duvarlı kiremit çatılı bir camiidir.
Planı uzunlamasına dikdörtgen olan cami, doğusunda
Augustos Tapınağı duvarına, güneyde
Hacıbayram Türbesine dayanmıştır. Kuzeyde ve
batıda haremin yarıdan fazlasını kaplayan son
cemaat yeri sonradan ilave edilmiştir. Kare taş kaideli,
silindirik tuğla gövdeli ve iki şerefeli minare
türbenin güneydoğu duvarında yükselir.
Dışta alt pencereler sivri kemerli taş nişlerle kuşatılmıştır.
Alçı şebekeli üst pencereler sivri tuğla
kemerlidir. Son cemaat yerinde, ayrıca; dikdörtgen
ara pencereler sıralanır. Son cemaat yerinin güneye
bakan çıkıntı duvarında yeşil sırlı tuğlaya benzer
yağlıboya ile sülüs yazı ile “Kelime-i Tevhid“
yazılıdır.
Harem tek sahınlıdır ve kasetleme işçiliği ile yapılmıştır.
Ahşap tavanlıdır. Kuzeyde ahşap kadınlar
mahfi li yer alır. Tavan, kenarlarda çeşitli çiçek desenleriyle
süslü bir pervaz ile çevrilidir. Haremde
duvarlar pencere üstlerine kadar, yenilenmiş olan
çinilerle kaplıdır. Müezzin mahfi linin altında eskiçiniler
mevcuttur. Bunlar 18. y.y. ait Kütahya çinileridir.
Kalıplama tekniği ile yapılmış
olan mukarnas nişli mihrap
sonradan boyanmıştır. En dışta
mukarnas frizi ile kuşatılmıştır.
Tepesi mazgal gibi palmet
yaprakları ile taşlanmıştır.
İkinci bordürde neshi yazı ile
“Kelime-i Tevhid“ tekrarlanır.
Üçüncü bordür, yıldızlar meydana getiren çokgenlerle
doldurulmuştur. Dördüncü bordür yine
“Kelime-i Tevhid” in tekrarlandığı neshi yazı ile
süslenmiştir.
Taklit kündekari tekniği ile yapılmış ahşap üzerine
boyalı minber kaliteli bir işçilik sergiler. Camide
ahşap üzerine boyalı bütün nakışlar Nakkaş Mustafa
tarafından yapılmıştır. Camii Haci Bayram-ı
Veli’nin torunlarından Mehmet Baba tarafından
1714 tarihinde tamir ettirilmiştir.
İlk yapılışı 1427–1428 tarihlerinde olan camii, tavan,
mihrap-minber işçiliği süslemesi, müezzin
mahfi li altındaki çinileri ve tavan yapımı ile tamamen
17. y.y. sonu, 18. y.y. başı Ankara camilerinin
karakterini kazanmıştır. Tamir kitabesi de bunu
gösterir. Hacı Bayram Camii Ankara’nın en önemli
camilerindendir.

HACI ARAP CAMİİ

Samanpazarı semti Asker Sokağında bulunur.
Taş kaideli, ahşap hatıllı, kerpiç duvarlı ve çok
sade bir yapıdır. Mihrap stiline göre 14. veya
15. yüzyıldan kalma bir eser olduğu tahmin
edilmektedir. Planı enine dikdörtgen olup, doğuya
doğru büyütülmüştür ve minaresi yoktur.
Mihraplar haricinde yenilenmiş, eskikarakterini
kaybetmiş bir camiidir.

İBADULLAH CAMİİ

Doğanbey Mahallesi Çerkez Sokak’ta bulunur.
Taş kaideli, ön cephesi tuğla duvar örgülü, ahşap
hatıllı, yan duvarları kerpiç ve kiremit çatılı
bir eserdir. Kitabesi yoktur.
Planı uzunlamasına dikdörtgen şeklinde olup,
son cemaat yeri vardır. Caminin silindirik tuğla
gövdeli, tek şerefeli minaresi haremin kuzeydoğusunda
yükselir. Ortada yer alan daha küçük üç
sivri tuğla kemerli son cemaat yeri bugün kapatılmıştır.
Cami cephe düzeni, tavan işçiliği, mihrap
ve tavan stili bakımından 17. y.y. sonu veya 18.
y.y. tarihlenen bir eserdir. Yapılan tamirler sonucu
bezemeler değerlerini kaybetmişlerdir.

KARACABEY CAMİİ

Sümer Mahallesi, Samsun Sokakta yer alır.
Türbesi, çeşmesi ve Hamamönü semtinde yer
alan Çift Hamamı ile birlikte bir külliyedir. Günümüzde
ortadan kalkmış olan hamamın yanında
iki medrese, cami yanından Hacettepe’ye kadar
uzanan ambarlarla birlikte külliye çok geniş
bir alan kaplar. Taş ve tuğla karışımı bir yapıdır.
Üzeri kiremit çatıyla kaplıdır. Ankara’nın en
önemli dini yapılarındandır. Bu camii beş kubbeyle
örtülüdür. Çokgen gövdeli tuğla minare
ile yükselir. Şerefeden sonrası yenilenmiştir. Minare
kaidesi yarıya kadar kesme taşlı, yarıdan
sonra minarenin pabuçluk kısmını meydana getirmek
üzere tuğladandır ve her yüzde iç içe çift
sıra nişlere sahiptir. Minaresi sırlı tuğla ve çini
işçiliği ile önemli bir örnektir.

KOCATEPE CAMİİ

16. y.y. estetiği ile 20. y.y. teknolojisinin bütünleşmesinden
oluşan Kocatepe Camii emsali olan
camilerle ortak özellikleri taşır. Dört minaresi
ile Selimiye Camisini, merkezi kubbe ve yarım
kubbeleri ile de Sultan Ahmet Camisini andırır.
64x67 m (4288 m2) ölçüsündeki asıl cami (harem)
kısmı, 48,5 m yüksekliğinde ve 25,5 m
çapında bir ana kubbe ile örtülüdür. Ana kubbe
etrafında dört yarım kubbe yer alır. Bu yarım
kubbeler 12 kubbe ile genişletilmiştir. Kubbeler
geleneksel tarzda kurşunla kaplanmıştır.
Asıl cami kısmına, kündekari (ahşap geçme)
tarzında yapılmış bir ana kapı ve dört yan kapıdan
girilir. Caminin Kuzey kısmındaki ana giriş
kapısı önünde yer alan ve 2400 m2 alanı kaplayan
revaklı avluyu, bir mermer şadırvan süsler.
Revaklar 14 m yüksekliğinde 26 kubbe ile örtülüdür.
Revaklı avluyu çevreleyen kubbelerle,
caminin yan giriş kapıları kubbelerinin alemleri
mermerden, ana ve yan kubbelerle minarelerinin
alemleri altın varak ile kaplı bakırdan yapılmıştır.
88 m yükseklikteki üçer şerefeli dört
minareye hem merdiven hem asansörle çıkılır.
Asıl cami bölümü olan ana mekanı “U“ şeklindeki
mahfi ller sarar. Bu mahfi ller iki kat olarak uygulanmıştır.
Böylece hem harem kısmına özel
bir görünüm, hem de mekan kazandırılmıştır.
Mahfi llere, ana mekana bakan yüzleri mermerle
kaplı altı merdivenden çıkılır. Merdivenlerden
çıkarken, sahanlıklar hizasına, ana mekana bakan
balkoncuklar yapılmıştır. Bu suretle merdiven
çıkışlarına ferahlık getirilmiştir.
10 m yüksekliğindeki mihrap, beyaz mermerden
imal edilmiştir. 8,70 m yüksekliğindeki minber,
özel süslemelerle işlenmiş mermerden yapılmıştır.
İç süslemede klasik Osmanlı mimarisi örnek
alınmış, malzeme olarak çini, mermer, sarı maden,
altın varak ve özel boyalar kullanılmıştır.
Ana kubbe ve aslan göğsü yazıları pirinç malzemeden
dekope tekniğiyle yazılmış ve altınla
kaplanmıştır. Kuşak yazıları ise mermer kaplama
olup, yine altın kaplamadır. Camisinin iç süslemeleri
arasında ayrı bir yeri olan vitraylar, özel
camdan imal edilmiş olup, klasik Osmanlı tarzı
ile modern tarz arasında bir geçiş teşkil ederler.
İç aydınlatma için bir adet ana avize, 32 adet
uydu avize, 4 adet köşe avize kullanılmıştır. Isıtma
sistemi, tabandan ısıtma tarzında, merkezi
Hacı Bayram Camii sistemle gerçekleştirilmiştir.
Projesi Hüsrev Tayla ve Fatih Uluengin’e ait
olan caminin klasik Osmanlı mimarisini yansıtmasına
karşın, konferans salonu, otopark, süpermarket,
idari büro gibi yan bölümler çağdaş
mimariye göre yapılmış, ancak; caminin klasik
üslubuna uydurulmuştur.

KURŞUNLU CAMİİ

Samanpazarı semtinde Anafartalar Caddesi
üzerinde Daracık köşesinde yer alır. Taş duvarlı,
arada üçer tuğla sıralı, kubbesi kurşun kaplı
klasik Osmanlı camilerindendir. Kitabesi olmayan
caminin planı kare mekan üzerine kurulmuş
olup, merkezi kubbelidir ve son cemaat yeri vardır.
Ahşap minber yan aynalıklarla dikdörtgen
panolara bölünmüştür. Plan tipi, duvar örgüsü
ve mihrap stili yönünden 16. y.y. Ankara camilerindendir.

TABAKHANE CAMİİ

Bentderesi Mahallesinde yer alır. Taş kaideli,
ahşap hatıllı, kerpiç duvarlı ve kiremit çatılı
sade bir yapıdır. Planı uzunlamasına dikdörtgendir.
Doğuda silindirik yinelenmiş minaresi
vardır. Eski minarenin kare kaidesi kıble duvarına
bitişik, kesme ve taş tuğladır.
Kuzeydeki camiye giriş yapısı yenilenmiştir.
Haremin kuzeyinde iki taraftan altışar ahşap
destekle taşınan ahşap karınlar mahfi li yer alır.
Kitabesine göre 1900–1901 yılları arasında
Necmeddin’in torunlarından Şükrü Efendi tarafından
yenilenmiştir. Buna göre, ilk yapılış 18.
y.y. olmalıdır. Cami eski özelliğini kaybetmiş Ankara
yapılarındandır.

TACETTİN CAMİİ

Hamamönü semtinde Sümer Mahallesi Taçlı
Sokakta Karacabey İmareti yakınında bulunan
cami aynı adı taşıyan türbeye bitişiktir. Kesme
taş duvarlı olup, kiremit çatılıdır.
Planı uzunlamasına dikdörtgen olup, son
cemaat yeri vardır. Türbe batısında yer alır. Kuzeybatısında
yükselen kare kaideli, silindirik
gövdeli minaresi taştan yapılmıştır.
1901–1902 yılları arasında Abdülhamit tarafından
yaptırılmıştır.

ZİNCİRLİ CAMİİ


Ulus’ta Anafartalar Caddesinde bulunur. Taş kaideli,
tuğla gövdeli, üzeri kiremit çatılı bir yapıdır.
İlk yapılış tarihinin 17. y.y. ortaları veya sonu
olduğu tahmin edilmektedir. Kuzeyde tek kapı
ile girilen harem tek sahınlıdır. Cami içinde asılı
bulunan bir levhadan 1879–1880 yılları arasında
tamir edildiği öğrenilmiştir. Bu levhada
“Şeyhülislam Ankaralı Mehmet Emin Efendi’nin
mamuresini 1879–1880 yıllarında Ankara Valisi
Hurşit Paşa tamir ettirdi“ denilmektedir.
Caminin kasetleme işçiliği ile yapılmış ahşap
tavanı, minberi, mihrabı ve cephe düzeni
Ankara’nın 17. y.y. sonu ve 18. y.y. camileri ile
birlik gösterir. 1865 yılından Vakfi yesi olan Suluhan
ve 17. yüzyıldan kalan Hasan Paşa Hamamı
Zincirli Camiye vakıf olarak yapıldığına
göre, Zincirli Caminin de 17. y.y. ortalarında ya
da ikinci yarısında yapılmış olması gerekir.