|
Türküler Ankara türküleri, saz çalma töresince şöyle gruplandırılır: - Divan: Yaylı sazla çalınır, sazdan başka enstrüman
kullanılmaz. Saz çalma bir töreye bağlıdır. Bu töreye göre en iyi saz çalan
yaşlı kimse ortaya ve yükseğe bağdaş kurarak oturur, ikinci derecede saz
çalanlar etrafına dizilirlerdi. Önce ağa teller üzerinde bir gezinti yapar,
diğerlerine ayak ve düzen verir, yalnız başına bir divan söyler. Divanlar bir
öğüt ve hayat dersi niteliğinde olup, nazım şeklindedirler. Tabiatı, aşkı,
gurbeti, hasreti, isyan ve ilenci, yiğitlik ve kahramanlığı, ölümü tasvir
ederler. - Kırat: Türkün kahramanlık öykülerine girmiş,
yiğitlere arkadaş olmuş, onunla vuruşmuş, onunla ölmüş olan kıratın öyküsü
anlatılır. - Muhabbet Havaları: Daha çok yaşlı ve olgun
kimselerin topluluğuna denir. Bu toplantıda içki ve saz bulunmasına rağmen sık
sık savak verilir. (Sazın dinlenmesi). Bu dinlenme esnasında sohbet edilir.
Topluluğun en yaşlısı konuşur, diğerleri dinler. Saz başlayınca konuşulmaz, sesi
uygun olanlar saza eşlik ederler. - Oturak Havaları (Kıvrak Zil Havaları): Muhabbetle
oturak birbirinden faklıdır. Oturak aleminde saz ve içkiden başka kadın vardır.
İçki ve mezeyi kadınlar dağıtır. Bunlar saki ve rakkase olarak adlandırılmış
olup, para ile tutulurlardı. - Bozlaklar (Uzun Havalar): Genellikle aşk, gurbet,
sitem, isyan, ilenç, yakarış gibi ruh hallerini ifade ederler. Başlangıçta
aniden parlayan bir alev gibidirler. Yavaş yavaş hafifler ve nihayet sönerler. - Ağıtlar: Daima hüznü, kederi, acıyı ve zamansız bir
ölümü ifade ederler. Ağıtlar, ya olay ile yakından ilgisi olanlar tarafından
veya bu işi meslek edinmiş kişiler tarafından söylenir. Çoğunluğunu erkeklerin
oluşturduğu ağıt yakanların sesleri güzel ve dokunaklıdır.
|